Karabük Valiliği görevine 11 Ekim 2006 tarihinde başladığını belirten Vali Can Direkçi, basın toplantısında şunları söyledi; “Bildiğiniz gibi 11 Ekim 2006 tarihinde Karabük Valiliği görevine başlamıştım. Atamamla ilgili 25 Eylül 2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararında, benden önceki Valimiz Cemalettin Sevim’de merkeze alınmıştı. Bu kararın iptali için Sayın Valimiz Danıştay Başkanlığı nezdinde dava açmıştı. Bu dava yürütmeyi durdurma istemliydi. Yürütmeyi durdurma istemi Danıştay tarafından kabul gördü. Yürütmeyi Durdurma Kararını uygulanmak üzere Bakanlığımız gereken tebliği yapmıştır. Ama, Sayın Valimiz o aşamada bu kararın uygulanmaması için Bakanlığa yazılı olarak müracaat etmiştir. Yasal süre içerisinde yapılan bu müracaatı Bakanlığımız değerlendirmiş ve kendisinin merkezde görevlendirilmesinin devamına karar vermiştir. Biz de Karabük Valisi olarak görevimize devam etmiştik. Sonrasında esastan dava görülmeye devam etti ve 13 Mayıs 2008 tarihli Danıştay 5. Dairesi’nin vermiş olduğu esastan karar Sayın Valimiz Cemalettin Sevim’in lehine çıktı. Kendisinin merkeze alınmasına ilişkin 25 Eylül 2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptaline ve Karabük Valiliği’ne iade şeklinde karar çıktı. Bu karar üzerine, Bakanlığımızın yasal süreç içerisinde bu kararı uygulama zorunluluğu var. Son güne kadar Bakanlığımız bekledi ve son gün merkezde görevlendirmesi isteğine yönelik bir talep gelmeyince de, bir onayla Bakanlığımız beni Merkez Valiliğine, Sayın Cemalettin Sevim’i de Karabük Valiliği’ne atadı.
Bu bir idari tasarruftur ve Bakanlar Kurulu kararı yerine geçen bir karar niteliğindedir. Sonrasında, geçtiğimiz Pazartesi günü Sayın Valimiz Bakanlığa yazılı olarak müracaat ederek Merkez Valiliğine devamını istemiş olmasına rağmen, bu onay çıktığı için, bu onayın gereklerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Bakanlığımızla yaptığımız görüşmede de benim Merkez Valiliği görevine başlamam yönünde bir görüş belirdi. O yüzden, Karabük Valiliği’nden ayrılmak durumundayım. Sizlerin aracılığı ile bunu kamuoyuna duyurmak ve sizleri bilgilendirmek istedim. Her hangi bir yanlış anlamaya veya yorumlamaya neden olmamak içinde, böyle bir açıklamayı lüzumlu gördüm.
Yaklaşık 20 aydır Karabük’te görev yapıyorum. Bu 20 ayda gerçekten çok güzellikler yaşadım. Dostluk buldum, en önemlisi de bu. Sevgi buldum, çok güzel bir yakınlık ve birliktelik ortamı oluştu. Bana burada görev yaptığım süre içerisinde katkı yapan herkese teşekkür ederim. Karabük halkını çok sevdim, Karabük’ün güzel bir halkı var. Her şeyin en iyisini hak ediyor. Halkımızın birlik ve beraberliği her geçen gün üst düzeye çekerek, bu güzellikleri çok daha ileriye taşıyacağını biliyorum. Ben Karabük halkına, herkese teşekkür ediyorum. Benimle birlikte çalışan, görev yapan takım arkadaşlarıma, çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Onların, bundan sonraki dönemde de Karabük’ün sorunlarına çok duyarlı olarak, bu sorunların çözümünü ve yeni projeler geliştireceğine dair inancımı yinelemek istiyorum. Şehrinize sahip çıkın ve kentin dinamiklerini hep harekete geçirmek için heyecanınızı en üst seviyede tutunuz. Birbirinizi sevin. En önemlisi bu. Geride hoş bir şeyler bırakmak, çok önemli. Makamlar, çok önemli makamlardır. Bu makamlarda görev yapmak, gurur vericidir. Ama, bu makamlar bir nöbet yeridir. Bu nöbeti en iyi şekilde tutmaya çalıştık. Benden öncede burada görev yapan Valilerimiz oldu. Onların da burada çok değerli hizmetleri oldu. Benim burada neler yaptığım, neler yapabildiğim konusunda değerlendirme yapmak istemiyorum. Bu değerlendirmeyi en iyi şekilde halkımız yapacaktır. Eğer, Karabük halkından geçer not aldı isem, bu beni çok mutlu eder. Umarım ki ben bu notu almışımdır diye düşünüyorum.”
|